high point - Türkçe İngilizce Sözlük

high point

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"high point" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
high point i. zirve
Indeed, as the Greek Presidency indicated, these summits represent the high point of hypocrisy.
Nitekim Yunanistan Dönem Başkanlığının da belirttiği üzere bu zirveler ikiyüzlülüğün zirve noktasını temsil etmektedir.

More Sentences
high point i. doruk
Deyim
high point i. en dikkat çekici/çeken kısım
high point i. en önemli parça/olay
high point i. en eğlenceli/keyifli/güzel kısım
Teknik
high point i. yüksek nokta
Havacılık
high point i. yüksek nokta
Coğrafya
high point i. north carolina eyaletinde şehir
high point i. north carolina eyaletinde yerleşim yeri

"high point" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Deyim
high point (of something) i. (bir şeyin) en eğlenceli/keyifli/güzel kısmı
high point (of something) i. (bir şeyin) zirvesi
high point (of something) i. (bir şeyin) doruk noktası
Teknik
high flash point i. yüksek yanma derecesi
high flash-point fluid i. zor tutuşabilen sıvı yakıt
Eğitim
weighted high school grade point average i. ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı